3. Yayın GAGNE BRIGGS WAGER’IN Öğretim Tasarımı
GAGNE BRIGGS WAGER’IN Öğretim Tasarımı
Gagné 1965’lı yıllarda yeni davranışçı akımın temsilcilerinden biri olarak kabul edilmekle birlikte, sonraki yıllarda bilgiyi işleme kuramcılarının öncülerinden biri olmuş, davranışçı yaklaşımın ilkeleri ile bilgi işlem süreci yaklaşımının ilkelerini birleştirmiştir. Gagné öğrenmeyi hem ürün hem de süreç olarak ele almıştır. Gagné’ye göre öğrenme, gözlenebilir davranışlardan dolaylı olarak anlaşılır ve öğrenme beyinde gerçekleşir
Öğrenme Türleri
• Gagné öğretim ile ilgili iki temel sorunun sorulması gerektiğini savunur:
1- Eğitim-öğretim süreci sonunda öğrencinin ne bilmesini veya ne
yapabilmesini istiyorsunuz?
2- Bu sonuca ulaşabilmek için öğrenci neleri bilmek ve yapabilmek
zorundadır? Bu sorulara verilecek cevaplardan bir öğrenme hiyerarşisi
oluşturulmalıdır.
• Gagné’ye
göre öğrenme bir biriyle ilişkili sekiz kategoriden oluşan bir süreçtir. En
karmaşık öğrenme çeşidi olan problem çözme hiyerarşinin en başında, en basit
öğrenme olan işaretle öğrenme hiyerarşinin en sonunda yer alır. Bu sekiz
öğrenme kategorisi şunlardır:
• İşaret
öğrenme: Öğrenmenin en alt basamağıdır. Çocuğun sesin, ışığın, rengin farkına
varmasında olduğu gibi.
• Uyarıcı
davranış bağını öğrenme: Kişi bu basamakta uyarıcıyla davranım arasındaki bağı
öğrenir. Kırmızı ışık yanınca durmada olduğu gibi
• Uyarıcı
davranım bağlarını kurarak uyarıcı-davranım zincirlerini oluşturma: Bu
basamakta kişi zincirleme davranımlar oluşturur. Teybi çalıp kaset doldurma,
bir arabayı çalıştırmada olduğu gibi
• Sözlü
karşılıklarıyla uyarıcı-davranım zincirlerini öğrenme: Sözcüklerin anlamlarını
öğrenme ve iki sözcük arasında ilişki kurmada olduğu gibi
• Ayırt
etmeyi öğrenme: Kişi bu basamakta nesneleri, ilişkileri, hayvanları, olguları
birbirinden ayırt eder. Kediyi köpekten, anneyi babadan, masayı sandalyeden
ayırt etmede olduğu gibi
• Kavram
öğrenme: Kişi bu basamakta kavramların ne anlama geldiğini öğrenir. Devlet,
okul, eğitim, öğretim, pekiştireç gibi kavramların anlamlarını bilme gibi.
• İlke
öğrenme: Kavramlar arasındaki ilişkileri, neden-sonuç, öncelik-sonralık
bağlarını kişi bu basamakta öğrenir. Kanun, kuram, ilke, sayıltı,
genellemelerin nerede ve nasıl kullanılacağını bilmede olduğu gibi
• Problem
çözme: Kişi bu basamakta ilgili kanun, ilke, kural, genellemeleri kullanarak
bir problemi çözmeyi öğrenir. Matematik, fizik, kimya, biyoloji, felsefe,
sosyoloji vb. alanlarda verilen problemleri çözmede olduğu gibi.
Gagné’nin Öğretim Modeli
Gagné bilgi işlem süreci modeline paralel olarak bir öğretme
modeli geliştirmiştir. Modele göre öğretimin düzenlenmesinde sırasıyla şu
adımlar atılmalıdır:
1- Dikkati
sağlama ve güdüyü harekete geçirme,
2- Öğrenciye
dersin ya da ünitenin sonunda ulaşılması istenen amaçları (hedefleri) bildirme,
3- Yeni
öğrenmeler (yeni öğrenilecekler) ile ilgili daha önce öğrenilmiş bilgi ve
becerilerin hatırlatma,
4- Uyarıcı
materyalleri sunma,
5- Öğrenciye
yol gösterme, rehberlik etme
6- Davranışı
ortaya
çıkarma,
7- Dönüt
sağlama,
8- Öğrenilenleri
değerlendirme,
9- Öğrenilenlerin
kalıcılığını ve transferini sağlama.
• Dikkat
Sağlama: İnsanlar, bir anda tek bir şeye dikkat edebilmektedirler.
Öğretimin hedefler doğrultusunda gerçekleşmesi için, öncellikle öğrencinin
dikkatinin öğretilecek materyale çekilmesi gerekir. Öğretmen bu amaçla birçok
görsel (resim, film, tablo, harita vb.) ve sözel (fıkra, günlük yaşantıdan
seçilecek bir örnek) uyarıcıdan yararlanabilir.
• Öğrenciye
dersin hedeflerini bildirme: Amacın önceden duyulması, yönetim
mekanizmasını harekete geçirir ve beklentilerin oluşmasına yardımcı olur.
Öğrenciyi konu dışına çıkmaktan kurtarır. Dersin başında ne öğreneceğini ya da
kendisinden ne beklendiğini bilen öğrenci, ders sırasında verilen uyarıcılardan
hangilerinin önemli olduğunu daha kolay kavrar. Bu nedenle öğretmenin dersin
başında öğrenciyi dersin hedeflerinden bahsetmelidir.
• Ön
bilgilerin hatırlatılması: Kazandırılacak davranış, daha önceden kazanılmış
davranışlara bağlıdır. Bu nedenden dolayı, ilgili ön öğrenmelerin öğrenciye
hatırlatılması gerekir. Bunlardaki eksiklikler, yeni öğrenilecek davranışı
olumsuz yönde etkiler. Öğretmen, öğrencilerin daha önce kazanmış oldukları
yeterlilikleri soru sorarak, açıklama yaptırarak, tartışarak ortaya
çıkarabilir.
• Uyarıcı
materyallerin sunulması: Davranışı her bir öğrenciye kazandırmak için
gerekli araç-gerecin ilgili tekniklerle sunulması gerekir. Uyarıcıların
verilmesinde çeşitli örneklerin yer alması ayrı bir önem taşır. Örneklerin, hem
öğrencilerin geçmiş bilgi ve yaşantılarına uygun, hem de öğrencilerin alacağı
formlarda olması beklenir. Uyarıcı durumun düzenlenmesinde öğrenci grubunun
gelişim özellikleri ve okul-sınıf düzeyleri çok etkili bir rol oynar.
• Öğrenciye
rehberlik etme: Öğrencilerin yanlış davranışlar kazanmaması ve başarılı
olmalarının sağlanması için onlara rehberlik edilmesi gerekir. Öğretmen örnek
vererek, ipucu sağlayarak, ön bilgisini hatırlatarak, açıklama yaparak
öğrencilere rehberlik edebilir.
• Davranışı
ortaya çıkarma: Her yeni davranış öğretildikten sonra, öğrencilerin bu
davranışı ne derecede kazandıklarının yoklanması gerekir. Öğretmen öğrencilere
yazılı ve sözsel sorular sorarak davranışı ortaya çıkarmaya çalışmalıdır.
Öğrencilerde kazandırılmak istenen davranış gözlemlenmezse, öğretim ortamı
zenginleştirilmeli, öğrenciye yeni ipuçları verilmelidir.
• Dönüt
verme: Öğrenci gösterdiği davranışın doğruluğu hakkında bilgi almak ister.
Öğrenci gösterdiği davranışın doğru olduğunu bilirse, davranışı pekişir ve
öğrenmeye karşı güdüsü artar. Dönüt verilmesinde standart bir biçim yoktur. Dönüt
baş sallama, mimik hareketleri, gülümseme, kabul anlamına söz söyleme, gibi
değişik şekillerde verilebilir.
• Değerlendirme:
Öğretme durumunun sonunda her bir öğrencinin istendik davranışı ne derecede
kazandığının belirlenmesi gerekir. Öğretmen informal yollarla birkaç davranışı
gözledikten sonra öğrenmenin gerçekleştiğine kanaat getirebilir. Değerlendirme
formal olarak izleme testleriyle daha sistemli olarak gerçekleşebilir
• Öğrenilenlerin
kalıcılığını ve transferi sağlama: Öğrenilenlerin aralıklı olarak değişik
durumlar içinde tekrar edilmesi kalıcılığı arttırır. Yapılan araştırmalar
öğrenmeden bir süre sonra yapılan aralıklı tekrarların, öğrenmenin hemen
ardından yapılanlardan daha etkili olduğunu göstermektedir. Öğretmenin farklı
problem durumları sunması da öğrencilerin öğrenilenleri başka alanlara transfer
edebilmelerini sağlar.

Elinize sağlık hocam gayet faydalı bir yorum daha...
YanıtlaSilÇok güzel
YanıtlaSil